
Bu sitede facebook gülümsemelerini buldum,sizlerle paylaşmak istedim.
| :) | :( | :P | :D | :O | ;) | 8) | 8| | >:( | :\ | :'( | 3:) | (^^^) |
| | ||||||||||
| O:) | :-* | <3 | ^_^ | -_- | O.o | >:o | :v | :3 | :|] | :putnam: |
| <(") |

| :) | :( | :P | :D | :O | ;) | 8) | 8| | >:( | :\ | :'( | 3:) | (^^^) |
| | ||||||||||
| O:) | :-* | <3 | ^_^ | -_- | O.o | >:o | :v | :3 | :|] | :putnam: |
| <(") |

"Bizim inanışımıza göre ılık su, doğumun birinci dönemini, noradrenalin ve diğer katekolaminlerin (Adrenalin, noradrenalin vücudu stress ve heyecan durumlarına hazırlar) salgılanmasını azaltmak yoluyla kolaylaştırmaktadır. Sinirsel iletimde ve kasların doğrudan gerilme tesirinde, ayrıca preferik damar faaliyetlerinde değişiklikler meydana gelmektedir. Bununla birlikte diğer faktörleri mantığa uygun biçimde açıklamak zordur. Meselâ bizim bulgularımıza göre bazen kadının yalnızca suyu görmesi ve suyun havuzu doldurduğunu işitmesi gerekli inhibisyonlar için yeterli olmakta ve kadın, havuz daha tam olarak dolmadan doğum yapabilmektedir. Bizim müşahedelerimize göre, su, doğum yapan kadınların çevresinde olup bitenlere karşı ilgisiz olmalarını sağlayacak bir şuur durumuna kavuşmalarını temin etmektedir.
Havuza giren kadınların bazen doğumları su altında, alışılmadık bir hızla cereyan etmektedir. Ayrıca kadınların çekingenliklerini azaltma mevzuunda da yardımcı olmaktadır.
Bunun için özel bir su gerekmez. Normal şekliyle sular yeterli olur. Netice olarak diyebiliriz ki, herhangi bir hastahanede doğum odasının ve ameliyathanenin yakınında böyle bir havuz yapmak son derece faydalıdır."
"Sonra doğum sancıları Meryem'i bir hurma ağacına dayanmaya götürdü (mecbur etti) "Ah ne olaydım, bundan önce ölseydim de, unutulmuş olsaydım" dedi... Meryem'i (Cebrail) aşağı tarafından şöyle çağırdı: "— Sakın üzülme, Rabbin senin alt yanında bir "Su arkı" yarattı. Hurmanın dalını kendine doğru silkele, üzerine devşirilmiş taze hurmalar dökülsün. Artık ye, iç, gözün aydın olsun"
(Meryem Suresi / 23,24,25,26)



Malzemeler:
3 tane yufka
3 tane haşlanmış patates
1 büyük kase kaşar peynir rendesi ve lor karışımı
100 gr eritilmiş margarin
2 çay bardağı sıvıyağ
Un
1 çay kaşığı karabiber
1,5 çay kaşığı tuz
Yapılışı: Patatesler haşlanır. Ilındıktan sonra soyup, rendelenir. Üzerine kaşar peyniri rendelenip, lor, tuz ve karabiber ilave edip karıştırılır.
Margarin eritilir ve sıvıyağla karıştırılır.
Sofraya bir tane yufka serilir. Yağlanıp ve her tarafına elekle un elenir. Yufkanın yarısını, diğer yarısının üzerine kapatılır ve tekrar yağlayıp unlanır. Kenar kısımlarından iki parmak içe katlanır.(bunu rulo yaptığımızda düzgün olsun diye yapıyoruz.) Kenara bolca iç harçtan koyulur ve rulo olarak sarılır. Dilimlenip yağlı kağıt serdiğimiz tepsiye börekleri dizelim.
Yağ karışımı olan kabınızda az miktarda yağ kalacak, üzerine bir iki kaşık su eklenip ve fırçayla böreklerin üzerine sürülür. Üzerine kızarana kadar pişirilir.
Sıcak sıcak servis yapılır.
Afiyet olsun

İslim Kebabı
Malzemeler:
4-5 ince uzun patlıcan
4-5 adet biber
3-4 adet domates
köfte için malzemeler:Yapılışı:
Patlıcanlar alacalı soyulur.Uzunlamasına 2 ye bölünür. Tekrar 2 dilim ortadan kesilir. Dilimler tuzlu suda bekletilir.
Köfteyi hazırlanır. Köfte harcındaki tüm malzemeleri karıştırıp yoğurulur. Harçtan yumurtadan biraz küçük parçalar koparıp yuvarlanır. Kızartılır.
Patlıcanlar da kızgın yağda hafif pembeleşene kadar kızartılır.
Derin bir kaseye 2 patlıcan dilimini karşılıklı yerleştirilir. İçine bir köfte koyup patlıcanları üzerine kapatılır. Kebabı fırın tepsisine yerleştirilir. Üzerine 1 biber dilimi ve 1 domates dilimi yerleştirip kürdan batırılır
Sosu için domatesleri soyup rendelenir. Biraz sıvıyağ ile tavada öldürülür, suyu ilave edip kaynatılır. Tuzunu da ekledikten sonra tepsideki kebaba dökülür, 200C'de pişirilir.

MALZEMELER:
Kıvamı İçin:
YAPILIŞI:
Margarin, yoğurt, sıvıyağ, kabartma tozu, vanilya veirmii güzelce karıştırın.
Kaşıkla azar azar un ilave edin, aynı zamnada hamuru karıştırın.
Yumuşak ve ele yapışmayan bir hamur elde edene kadar un eklemeye devam edin.
Hamuru 5 dakika dinlendirin.
Hamurdan istediğiniz büyüklükte parçalar kopartarak merdane ile incecik açın.Açarken hamuru mümkün olduğu kadar ince açın ki hamurlaşmasın.
Çaydanlık kapağı ile ( ben çay bardağı ile yaptım ) daireler kesin
Karşılıklı kenarlarından 4 çizik atın.( ben bu aşamada http://meyvesepeti.blogcu.com/gul-tatlisi_2042377.html bloğundaki anlatılan şekilde yaptım)
Çiziklerin ortasına istediğiniz kadar ceviz koyun.
Her çentiği dairenin ortasına doğru gül yaprağı gibi kapatarak kenarlardan hafif bastırın.
Yağlı tepsiye dizdiğiniz gülleri 180 dereceli fırında iyice kızarana kadar pişirin.
Pişmesine yakın şerbetini hazırlamaya başlayın.
Su ve şekeri kaynayana kadar ocakta tutun ve kaynamaya başladıktan sonra 8 dakika kısık ateşte pişirip ocaktan alın.
Fırından çıkan tatlıların üzerine şerbeti dökün.
Şerbetini çekene kadar dinlendirip toz fıstıkla süsleyerek servis edin.Hamur ve şerbet sıcak olacak.




Berat Kandiliniz mübarek olsun.Rabbimiz
Bizi bu gecenin koynunda, rahmet pınarının başında buluşturan Rabbimiz,
Affına layık oluşumuzun tek sebebi günahımızın çokluğu.
Pişmanız, mahcubuz, utanıyoruz.
Aklarsan, bir tek Sen aklarsın bizi, biliyoruz.
Bizi bugünün eşiğinde huzuruna kabul eden Rabbimiz,
Beraatimizi diliyoruz, bizi temizleyeceğini umuyoruz.
Bağışını hak ediyorsak, işte göz yaşlarımız, işte "Ah!"larımız.
Avuçlarımızda çırpınan kalplerimiz.
Dilimize dolanan pişmanlık ateşlerimiz.
Ümitsiz değiliz asla; kara(n)lıklarımız rahmet denizini bulandıramaz.
Utancımızı fırsat bilip Sana dönüyoruz.
Kibirden uzak duruyoruz; kusurlarımızı kusur biliyor, Senden saklamıyor, itiraf ediyoruz.
Sevap fukaralığımızı ikramının vesilesi biliyoruz.
Yine sana geliyoruz.
Ne büyük şeref ki bizi kulların arasında biliyorsun.
Ne güzel ki adımızı yaşayanlar arasında sayıyorsun.
Nefeslerimizi senden ödünç alıyoruz.
Verdiğimizi alamasaydık burada değildik.
Nefeslerimizi sana borç veriyoruz.
Aldığımızı vermeseydik burada el açıyor olamazdık.
Bizim yaşamamız konusunda her an ısrar ediyorsun.
Bizim kendimizi bile unuttuğumuz uykulardan bizi çekip alıyorsun.
Her günün sabahı her birimize "Yürü ya Kulum!" diyorsun.
Bizi yanına seçen Sensin.
Sen tercih ettin varlığımızı yokluğumuza.
Şimdi burada, huzurunda el açıyorsak, Sen istediğin için.
Şimdi burada, affını umarak bekliyorsak, beklememizi Sen diledin.
Senden istiyoruz çünkü, Sen istememizi istedin.
Senden Senin bizden istememizi istediğini istiyoruz.
Vermeyeceğin şeyi istetmek Senin hikmetine yakışmaz.
İstememizi istediğin halde, istediğimizi vermemek Senin rahmetine yaraşmaz.
Sana duamızdan hiç mahrum kalmadık ey Rabb-i Rahimimiz.
Beraatimizi ver bize.
Amin.
Senai Demirci


